ANAMUR İL OLSUN

  • 0

ANAMUR İL OLSUN

Category : Uncategorized

İL OLMAK İSTİYORUZ

Gazi Mert Hocamızın yazı dizisi bu bir mücadelenin hikayesi tamamen yaşanan gerçeklerdir…

http://gazimert.com/?page_id=190

Diğer Sayfalarımız

www.imza.la/anamur

www.fb.com/82anamur

www.twitter.com/82anamur

www.instagram.com/82anamur/

ANAMUR

Anamur 1869 yılında ilçe olmuştur. 1867’de Konya vilayetine bağlı İçel Sancağı’nın bir kazası olan Anamur, 1877’de İçel Sancağı Adana vilayeti’ne bağlanınca, Adana vilayeti İçel Sancağı’nın bir kazası durumuna gelmiştir. Eski kaza merkezi bugünkü Ören beldesinin Nasrettin ve Ortaköy mahalleleridir. Burada yıkık durumdaki eski bir devlet binası hala görülebilir. Sonraları daha iç ve yüksekçe bir bölge olan “Çorak”, ilçe merkezi olmuş, adı “Anamur” olarak değiştirilerek, devlet daireleri ve birçok aile Çorak’a taşınmıştır. 1930 yılında eski hükümet konağı binası Rum Ortodoks kilisesi yıkılarak yerine inşa edilmiştir. Mimarı Ermeni bir ustadır. Kumsalları, nesli tükenmek üzere olan deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) yumurtlama alanıdır. Ayrıca deniz kıyısının ıssız ve kayalık olan kesimlerinde Akdeniz fokları yaşamaktadır. Anamur, Mersin iline bağlı bir ilçedir. Adı Yunanca Ανεμούριον = Anemourion (yel değirmeni) sözcüğünden türemiş, ”’rüzgarlı burun”’ anlamına gelmektedir. Antik Anemurium kenti, Anamur burnuna çok yakın ve sürekli rüzgar alan bir noktada kurulmuştur. Geçmişi antik çağlara uzanan ve sırasıyla Kizuvatlalılar, Hititler, Asurlular ve Persler’in egemenliği altına giren Anamur, MÖ 333’te Büyük İskender’in doğu seferi sırasında Makedonya Krallığı’na bağlanmış, bu dönemden sonra kentin adı “Anemurium” olarak anılmaya başlanılmıştır. Anemurium, antik kaynaklara göre “Rüzgarlı Burun” anlamına gelmektedir. MÖ 1. yüzyıl’da Roma, sonra Bizans egemenliğine giren Anamur, Bizanslılar zamanında yeniden inşa edilmiştir. Daha sonra sırasıyla Arapların, Bizanslar’ın, Anadolu Selçukluların, yeniden Bizans’ın ve Kilikya Ermeni Krallığı’nın eline geçen Anamur, Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat’ın, Ertokuş Bey’i kıyı şehirlerinin alınmasıyla görevlendirmesi sonucu, 1228’de Selçuklular’ın, 1243’te yeniden Kilikya Ermeni Krallığı’nın, daha sonra 1275’te Karamanoğulu Beyliği’nin ve 1471’deOsmanlı İmparatorluğu yönetimine geçmiştir. Ormanlık alanları özellikle çam, meşe, kavak, çınar, maun gibi ağaçlar ile defne, keçiboynuzu (harnup), pıynar, mersin (murt), zakkum,maki grubu bitkilerle kaplıdır. Ormanlarında yaban keçisi, keklik, tavşan, kaplumbağa, kelebek gibi çeşitli yabanıl hayvanlar özgürce barınmaktadır. Kıyıda İskele, Kale, Melleç ve Ören plajı; iç kesimlere doğru Pullu Mesire yeri, Köşek bükü Mağarası ile yaylalar, ormanlık alanlar, görülmeye değer yerlerdir. Muz üretimini genel olarak seralarda sağlayan Anamur’da seracılık 1995’ten sonra yaygınlaşmaya başlamıştır. Türkiye’nin çilek ihtiyacının %40 gibi büyük bir kısmı da Anamur’dan karşılanır. Yetersiz ulaşım koşulları nedeniyle yabancı turistler tarafından çok fazla ilgi çekmeyen Anamur, yerli turizm acısından gelişmiştir. İlçenin birçok bölgesinde yerli turistlerin yılın belli aylarında ikamet ettigi siteler bulunmaktadır. Yaz aylarında Anamur’da Ankara ve Konya’dan gelen birçok yerli turist görülebilir. Anamur halkı, yazın 40-45 dereceyi bulan sıcaklardan kaçmak için Torosların yüksek kesimlerinde kurdukları küçük yayla köylerine çıkarlar. Yaklaşık 3 ay kalınan bu köyler, sahile göre yükseklikleri nedeniyle oldukça serindir. Yakın zamana kadar birçoğunda içme suyu, elektrik, telefon ve kanalizasyon olmayan bu yayla köyleri yayla turizminin ön plana çıkmasıyla alt ve üst yapısı hızla tamamlanmaktadır. Yayla köylerinde modern evlerin yanı sıra hala geleneksel mimariye uygun olarak taştan toprak damlı, tek gözlü, içinde ateş yakma yeri (ocaklık) ve baca bulunan, bir ya da iki pencereli olarak da yapılmaktadır. Yörede bu evlere evcik denmektedir. Modern yapılar inşa edilirken eski evler tamamıyla yıkılmamış, toprak damlara beton dökülerek, pencerelere de demir panjurlar eklenmiştir. Anamur’un en kalabalık yaylası Abanoz’dur. Kaynak:https://www.facebook.com/anamurIu

1384220_431905420318426_1434777399207772080_n.jpg

312697_525447504161050_82197950_n.jpg

ANAMUR

Nedim Bayram

(Yorumları buradan okuyun)

Anamur: Türkiye’nin en güney ucu, her yere uzak bir yer. Anamur denilince akla ilk önce muzu gelir değil mi? Gidip görmeden, orada yaşamadan önce benim de aklıma sadece muzu gelirdi. Gidip, görüp ve bir süre yaşadıktan sonra ise Anamur denilince aklıma insanları geliyor. 1 yayla mevsiminden 1 ay fazla bir zaman orada yaşadım. Yayla mevsimi diyorum çünkü gittiğimde Yörükler Yayla’ya çıkıyorlardı, döndüğümde ise onların yayla dönüşüydü.

Anamur insanı iyidir demiyorum,” İyi” sözcüğü pek sıradan kalır. Benim tanıdığım Anamur insanı dosttur dost! Daha ilk gördüklerinde sıcak, içten ve dostça bir hoş geldin diyerek karşılayan insanlar. Bu kadar iyi ve renkli insanı başka bir yerde görmemiştim. Sohbetlerinden misafirperverliklerine kadar her şeyi ile güzel insanlar. Küfrün bile bir başka edildiği ve hatta yakıştığı insanlar. İnsanı ve doğası bozulmamış, dejenere olmamış bir sahil kenti görmek istiyorsanız Anamur’a gidin görün diyorum. Birkaç günlük bir ziyarette ne kadar tanıyabilirsiniz bilemem ama siz yine de gidin. Yolumu Anamur’a düşüren Rabbime şükürler olsun!

Uzun ve hayli zorlu virajları aştıktan sonra Anamur’a inince derin bir oh çekiyorsunuz. Bu çekilen “oh” yolculuk bittiği için mi yoksa Anamur’a vardığınız için mi bilinmez ama, insanı bir mutluluk kaplıyor. Sonraki varışlarımda bu mutluluğun sebebinin Anamur’a varmak olduğunu öğrendim. Hangi yönden gelirseniz gelin birbirinden keskin virajlar ve zorlu rampaları aşarak geleceksiniz. Ama halâ çoğunluk birbirini tanıyorsa, insan kendini güvende hissediyorsa ve insanlık adına halâ bozulmamış bir şeyler varsa bunları bir ölçüde o keskin virajlara, gözü dönmüş turizmcileri korkutan rampalara borçluyuz.

Sıcak ve nem; bunlar insana bir külfet bir zorluk olarak geliyor ve öyledir de zaten ama sıcak ve nem Anamur’da bir nimete dönüşüyor. Muzu ve o envayi çeşit meyveyi yetiştiren de o lezzetleri veren de bu sıcak ve nem. Anamur tam bir meyve sebze cennetidir dersem abartmış olmam. Türkiye’de kendi kendine yeten başka yerler var mıdır bilmiyorum ama Anamur kendi kendine yeten bir yerdir. Hem de güzelim bir yer.

Meydanında satılan karlamaç, tulum peyniri, Mavi köşe’nin dondurması, iskele’de Ayhan’ın çayı, Erdal’ın pizzası…

Başka yerlerde Belediye otobüsü şoförü “dur şurdan biletimi alıp geleyim” diyeni bekler mi bilmem ama Anamur’da bekler. Yollardaki Renault 12’leri görünce sanki Renault fabrikası her yeri bırakmış yıllarca sadece buraya çalışmış diyesi geliyor.

İskelede akşamlar güzeldir. Şansınız yaver giderse ufukta Kıbrıs’ın dağlarını görebilirsiniz. Ayhan’n tavşan kanı çayı, kulağınızda dalgaların sesi insana bir başka keyif verir.

Denizi, kumu, Ören’i, İskelesi, Mamure kalesi, Caretta Caretta’ları, Asma köprüsü, Sevgi Su parkı, Dragon Çayı, Dağ keçileri…

Unutmadan söyleyeyim; Anamur’da mısıra “darı”, ekmek arasına “çomaç” derler ama, Adam’a Adam derler…

Anamurlu kardeşlerim, dostlarım sizleri seviyorum…

© Copyright

Nedim BAYRAM

(Bu güzel fotoğrafı çekene de çok teşekkür ederim, emeğine sağlık.)


Leave a Reply

Son Yazılar

Son Yorumlar

    Arşivler

    Şehir Tanıtımları