Bozyazı (Saklı Cennet)

  • 0

Bozyazı (Saklı Cennet)

Category : Uncategorized

20.01.2016
Emeklisiniz ve sessiz sakin bir yer arıyorsunuz… Edebiyatla sanatla uğraşıyorsunuz; tarih, doğa ve denizle iç içe, gözlerden uzak bir tatilin tadını çıkarmak istiyorsunuz…Gençsiniz, yeni dalış noktaları ve yamaç paraşütü alanları bakıyorsunuz…
Türkiye’de bir ilk, muz lifinden çanta, şapka, nazarlık vb. eşyaların nasıl üretildiğini merak ediyorsunuz…
Projesini Vedat DALOKAYın çizdiği, Uzak Doğu esintileri taşıyan bir camiyi görmek istiyorsunuz…

Mersin Antalya yolu üzerinde ve Anamur’a varmadan karşılıyor sizi Bozyazı… Zengin kültürel yapısına,Yörüklerin sıcak ve cana yakın davranışlarına tanık oluyorsunuz.

Antik dönemde Nagidos adıyla bilinen bir liman…
Sini Çayı, tam ortasından geçerek denize ulaşıyor ve ayrı bir görsel zenginlik katıyor ilçeye…
Bozyazı Ovası ve yamaçlar, son yıllarda seracılık açısından oldukça değer kazanmış, ilçe sakinleri için yeni bir ticari girişime dönüşmüş. Muz başta olmak üzere sebze ve meyve üretiminde söz sahibi olan Bozyazı,turizmde de atılım yapma aşamasında…

Bozyazı Kaymakamı Mustafa ERKAYIRAN ile ilçenin turizm potansiyelini yerinde görmek ve dere tepe dolaşmak üzere haftalar öncesinden anlaştığımızda bu denli keyifli bir yolculuk olacağını tahmin etmemiştik.

TARİHİ KÖPRÜ

Sini Çayı’nın üzerindeki tarihi köprünün yıkıldığını ve taşlarının da sular altında olduğunu anlatıyor Celalettin MUZ… Namık KILINÇ da bu köprünün mutlaka ayağa kaldırılması gerektiğini söylüyor, ilçeye ayrı bir güzellik katacağını ifade ediyor, bizler de notlarımız arasına alıyoruz. Kaymakamımız Mustafa ERKAYIRAN’la neler yapmamız gerektiğini konuşuyoruz çünkü köprü öylesine güzel bir yerde ki, Uzak Doğu mimarisiyle yapılan camii, tarihi konak ve sokakla birlikte el sanatları satış noktası da aynı alana açılıyor. Hem ilçe sakinleri için hem de konukları için keyifle gezilecek mekânların ortaya çıkarılması, kültür ve turizme ciddi bir canlılık katacak gibi görünüyor.

VEDAT DALOKAY’IN PROJESİ


Ülkemizin ünlü mimarlarından Ankara eski Belediye Başkanı Rahmetli Vedat DALOKAY tarafından projesi çizilen Uzak Doğu esintileri taşıyan Bozyazı Merkez Camii’indeyiz.     Küçük resimde görüldüğü gibi Pakistan’ın İslamabad şehrindeki Kral Faysal Camii’nin de projesini çizen Vedat DALOKAYBozyazı için bunun küçük bir örneğini düşünmüş olmalı…  İçeri girdiğinizde farklı bir çatı hemen dikkat çekiyor, dört bir yandan ışık alan mimarisiyle belki de bir ilk… Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden birisi…

Deniz kıyısında ve diğer tarihi mekanlar gibi geniş bir alana bakıyor.

TARİHİ KONAK ve SOKAK 

Bozyazı Kaymakamı Mustafa ERKAYIRAN, tarihi konağın kamulaştırma işlemlerinin tamamlanma aşamasında olduğunu, bu sokakta bulunan binaların da dış yüzlerini giydirerek konsepte uygun hale getireceklerini ifade ediyor. Gelip geçenlerin, kendilerini yüzyıllar önceki bir mekanda hissetmeleri için projenin başlatılmasını heyecanla bekliyor.

İlçenin ilk kurulduğu yerin büyüsüne herkes inanıyor, sokak sağlıklaştırılması tamamlandığında yerli yabancı tüm konukların uğrak yerleri arasında ilk sırayı alacağını söylüyorlar.   Çevresinde kafeler ve restoranlar açılmaya başlamış bile…

Tarihi konağın giriş bölümünü restoran olarak düşünen Bozyazı Kaymakamı Mustafa ERKAYIRAN, üst katlar için etnoğrafik bir müze hayal ediyor, Yörük Kültürünün de aynı mekan içinde tanıtılmasının önemine vurgu yapıyor.

Eskiden Bozyazı’nın kalbi kabul edilen ve Mağaza adı verilen sokakta bulunan dükkânlar şu anda bakımsız durumda…  Bu sokağın bakımının yapılarak iyileştirilmesi ve güzelleştirilmesinin,sokaktaki ticari hareketliliği de sağlayacağına inanılıyor.  Bozyazı halkının geçmişinde önemli bir yeri olan Mağaza’nın kaderine terk edilmişlikten kurtarılıp hak ettiği değere kavuşturulması, ilçe sakinlerini mutlu edeceği gibi turizm için de büyülü bir alan oluşturacak.
MUZ LİFİNDEN ÇANTA, TABLO

Göreve başladıktan sonra ilk işlerinden birinin bu konuya el atmak olduğunu ifade ediyor Mustafa ERKAYIRAN.   Muz liflerinden dokumalar yapıldığını öğrendiğinde bu işe bir ömür vermiş, kilim ve heybeler üretmiş Hafize COŞKUN teyzeyi buluyor ve daha önceleri hiçbir işe yaramayan, bahçelerden para karşılığı toplatılan muz kütükleri değer kazanıyor, hayat buluyor.  Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde kursları başlatıyor, çok sayıda genç kız ve kadının bu sanatı öğrenmesini sağlıyor ve fotoğrafta görüldüğü gibi bir vefanın eseri olarak HAFİZE COŞKUN MUZ LİFİ EL SANATLARI MERKEZİ’ni açıyor. Çok ilginç ve mutlaka görülmesi ve alışveriş yapılması gereken bir yer.

 

Muz lifinden yapılan çanta ve tablo, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a hediye ediliyor.

Muz lifleri iplik haline getirildikten sonra kök boya ile boyanıyor ve elinizde çanta, başınızda şapka ya da duvarınızda tablo olmak üzere yolculuğa başlıyor.

Neler üretilmiyor ki muz liflerinden? Yolunuzun üzerindeyse görmenizi tavsiye ederim çünkü bir başka örneğini görebileceğiniz yer yok.
Düşünsenize, son yıllarda yerli tüketimi bir hayli artan muz aynı zamanda dokuma hammaddesi…

Muz  gövdesinden çıkan suyun da boya sektöründe etken madde olarak kullanılabilirliğinin incelenmesi amacıyla Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği ile görüştüklerini, konunun incelenerek boya sanayinde kullanılması için proje çalışmalarına başlanıldığını heyecanla anlatıyor Bozyazı Kaymakamı Mustafa ERKAYIRAN. Görüldüğü
gibi muzdan geriye hiçbir çöp kalmayacak gibi Gövdesindeki liflerinden dokuma, suyundan da boya hammaddesi…

DALIŞ TURİZMİ
Mustafa ERKAYIRAN, farklı bir kaymakamlık örneği sergiliyor.Kendisini yakından tanımaya başladıktan sonra çok yönlü olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.

Yüzüyor, yamaç paraşütüyle uçuyor, dalıyor, taekwondo yapıyor…  Bağlama çalıyor, yürüyüşler düzenliyor, dere tepe geziyor… Eğitim, sağlık ve doğal afetler konusunda projeler üretiyor…Özellikle eğitimdeki “ödüllendirme” çalışmasının karşılığını aldıklarını, Mersin’de ilk sıraya yerleştiklerini dile getiriyor. 

Dalış turizminin gelişmesine dayanak oluşturacak dalış noktalarını belirlediklerini ifade ediyor. Hem yeni öğrenen hem de usta dalgıçların dalış yapabileceği Toslak Koyu, Melenia Taş Ocağı, Kızıl Liman, Nagidos Adası gibi dalış noktalarının fotoğraflanarak dalış okullarına gönderildiğini ve ilgi gördüğünü dile getiriyor.

2014 Ağustos Ayında Devlet Eski Bakanı Sayın Kürşat TÜZMEN, ülkemizin ünlü sualtı fotoğraf sanatçılarından Tahsin CEYLAN ve beraberinde İstanbul’dan gelen 20 dalışseverin de eşliğinde dalış noktalarında dalışlar gerçekleştiriliyor. Tahsin CEYLAN‘ın fotoğrafladığı sualtı zenginliklerinin çeşitli dergilerde yayınlandığını ve ilçe tanıtımına katkısı olduğunu belirtiyor.

Mersin Bozyazı kıyılarının çok temiz olduğunu, sualtı güzelliklerinin keşfinin zamanı geldiğini, uçak ve tekne batıklarının iki üç yıllık süre içinde balıklar için yuvaya dönüşeceğini ifade eden Mustafa ERKAYIRAN, dalış turizminden büyük bir beklentisi olduğunu ve yakın gelecekte Bozyazı kıyılarının dalış tutkunlarının gözdesi haline gelebileceğini söylüyor.
YAMAÇ PARAŞÜTÜ

Mustafa ERKAYIRAN, yalnızca dalış ekiplerini Bozyazı’ya davet etmekle kalmıyor, Karadağ’da yamaç paraşütü yapılabilmesi için de çalışmaları başlatıyor.

654 metre yükseklikteki Karadağ’dan havalandıktan sonra diğer yamaç paraşütü alanları gibi aşağıya doğru inmiyorsunuz. Denizden gelen rüzgarın sıcak kayalara çarparak yükselmesi sonucunda 1300 – 1400 metre yüksekliğe kadar çıkabiliyorsunuz. Bu özelliği ile Karadağ’ın, yamaç paraşütü sevenlere çok keyifli uçuşlar sağlayacağını rakamlar vererek anlatıyor, 2015 baharındaki gösteride kendisinin de yer alacağını söylüyor,  Bozyazı’yı, 5-6 saat havada kalabileceğiniz çok ender noktalardan biri olarak gösteriyor.          Ayrıca deniz üzerinde SIV denilen riskli yamaç paraşütü hareketlerini de yapmak istiyorsanız Bozyazı tam size göre…

GEZİCİ KÜTÜPHANE
Kaymakamlığın destekleriyle Halk Kütüphanesi tarafından gerçekleştirilen ve son iki yılı kapsayan Gezici Kütüphane faaliyetleri çerçevesinde yaklaşık 20 okula hizmet götürülmüş, bu faaliyet sonucu olarak kayıtlı üye ve ödünç kitap verme sayılarında yaklaşık olarak % 400 lük bir artış elde edilmiş…

Mustafa ERKAYIRAN, eğitimdeki başarının tesadüfi olmadığını, gezici kütüphanenin de önemli bir katkı sağladığını dile getiriyor.

SOFTA KALESİ                                                                         
Mersin Antalya karayolunun kenarında bir anıt gibi yükseliyor Softa Kalesi…
Patikayı izleyerek ulaştığınız kaleden baktığınızda Akdeniz ayaklarınızın altında…
Doyumsuz bir manzara eşliğinde sohbetinizi yapabilir, hazır yiyeceklerinizden tadabilirsiniz.

Kalenin, bir ara bu kıyıları mesken tutan korsanlar tarafından kullanıldığı söyleniyor…
Roma döneminin ardından Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini de yaşayan kale içinde yağmur sularının birikmesini sağlayan su sarnıçları, hamam, camii, kilise ve erzak ambarlarının kalıntılarını görebilirsiniz. Kale ile kent arasında bulunan gizli geçit, günümüzde yer yer çökmüş olmakla birlikte savunma ve yardım konusunda dönemsel bilgi veriyor.

MELENİA TAŞ OCAĞI

Roma dönemindeki heykel ve yapı taşları için en büyük ocaklardan biri olarak hizmet veren bu ocaktan geriye kalan boşlukları ara ara dalgalar doldurmakta, sıcak yaz günlerinde doğal olarak üretilen tuzlar, yakın köyler tarafından kullanılmakta ve satışı da yapılmaktaydı.

Liman olarak kullanılan bölüme yakın olması dolayısıyla çıkarılan taşlar buradan teknelere yüklenmekte, işçiliğinin yapılacağı noktalara götürülmekteydi.

Taşlar, çıkarıldıktan sonra sertleştiğinden çok rağbet görüyordu ve Melenia Taş Ocağı, bu özelliğiyle haklı bir üne sahipti.

Bozyazı sahilinde Melenia Taş Ocakları mevkiinde Pamukkale travertenlerine benzer bir oluşuma tanık oluyorsunuz. Sıcak yaz günlerinde keyifle dolaşabileceğiniz bir güzergah..

Sonbahar ve kış döneminde ise kartpostal görüntüler…

Kayalıklar, yer yer güneş, rüzgar ve tuzlu suların ortaklaşa yaptıkları soyut bir tablo gibi çıkıyor karşınıza…

Bozyazı Kaymakamımız Mustafa ERKAYIRAN ve Anamur Müze Müdürümüz Murat KALAS’la birlikte poz verdiğimiz taş ocağı, adeta kurgubilim film sahnelerini andırıyor. Ayağınızda lastik ayakkabılar olmadan asla yürüyemeyeceğiniz bir dokuya sahip ve bir başka gezegendeymiş hissini uyandırıyor.

Film yapımcılarına heyecanla duyurulur fakat karar vermeleri için mutlaka görmeleri gerek…

Bu kıyılar yalnızca çıkarılan taşların hikâyesini taşımıyor…Cem Sultan’ın, II. Bayezit’e karşı giriştiği taht mücadelesinde Rodos şövalyelerine bu kıyıda teslim olduğu ve Roma’da sonuçlanacak hüzün dolu bir yolculuğa başladığı söylenir…

SON SÖZ: “SAKLI CENNET BOZYAZI”yı görmek için artık birden fazla gerekçeniz var. Her yaş grubuna ve tüm sosyal kesimlere hitabeden yapısı sayesinde keyifli bir tatilin adresi olacak, unutulmayacak fotoğraf kareleri ve anılarla döneceksiniz.  2015 için ajandanıza yazın.

Bozyazı; tarih, doğa ve denizle bütünleşen tatilin yeni adresi… Bozyazı; bir kez giderseniz yetmeyecek, bir kez daha, bir kez daha gideceksiniz.                           Anlatmak yetmez, görmek gerek, bana hak vereceksiniz.  “Sessiz sakin bir yer” diyenler, “huzur” arayanlar, dostlarınıza mutlaka önereceksiniz.

Bozyazı (Saklı Cennet)

Leave a Reply

Son Yazılar

Son Yorumlar

    Arşivler

    Şehir Tanıtımları